Home / Astrolojik Analiz Anahtarıpage 3

Astrolojik Analiz Anahtarı

Eskiden insanlar Yılbaşını 1 Ocak’ta değil genellikle 21 Mart bahar ılımı, 21 Eylül güz ılımı veya 21 Aralık kış gündönümünde kutlarmış. Yani doğanın, güneşin ritmi esas alınırmış. Bizim hadiseli Nevruz da oradan geliyor. Roma’da cumhuriyet döneminde 1 Mart’ta başlatılan yeni yıl MÖ 153’ten sonra resmen 1 Ocak’a alınmış. Bu uygulama Jülyen takviminde de (MÖ 46) sürdürülmüş. Sonra sırasıyla dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış. Bizde de Cumhuriyet döneminde Gregoryen takvimin Miladi takvim adı altında 1926’da kullanılmaya başlamasıyla yılbaşı 1 Ocak olmuş. Bizim için 1 Ocak’ın dinsel veya doğal hiçbir anlamı yok, sadece dünyanın takvim düzenine uymuş oluyoruz ve eğleniyoruz.

Eğlenmek deyince bunu yalnızca parti olarak düşünmemeliyiz. Bazı insanlar çalışırken de çok eğlenirler. Hatta hayatı eğlenceli bir şekilde yaşayabilmek en zorlu ve zorunlu şeylerden birisidir. Ve hayat en keyifli tamamen kendi doğamıza uygun yaşadığımızda, kim olduğumuzu dünyaya gösterdiğimizde gerçekleşir. Ancak genellikle kendimizi göstermek çok risklidir. Öyle ya, gösterdiğimiz şeyi insanlar beğenmeyebilirler.  Bir de, her şeyden önce, göstereceğimiz kimliği bulmak gerekiyor.

Ben Kimim ve Kendimi Nasıl İfade Ederim?

2018 yılında bu soruların yanıtını bulmak en hayati konu gibi görünüyor ve kendi yaşam deneyimimizden de biliyoruz ki bir insanın kendini bulması, bunu ortaya koyması her zaman güle oynaya olmuyor. Hele kendini hep başkalarına göre ayarlamaya, onlardan oanay almaya ve onlara hizmet etmeye alışmış olanlar için bunu yapmak daha da zor. Çoğumuz için 2018 yılı içsel sıkıntılar veya aile sorumlulukları ile geçti.  Hayat bizi birçok açıdan büyümeye ve olgunlaşmaya çağırdı. Belki büyümemize rağmen duygusal ya da parasal açıdan hâlâ ailemize bağımlı olduğumuzu fark ettik ve bunu değiştirmeye çalıştık. Belki bir aile üyesinin hastalığı nedeniyle onunla ilgilenmek zorunda kaldık veya kardeşimiz işinde sorunlar yaşadı, onun dertleriyle ve ekonomik sorunlarıyla ilgilendik. Bu sorunlar ile kendi yapmak istediklerimiz arasında sıkışınca, daima bizim üstlendiğimiz bu görevler üzerine düşündük ve artık herkesin kendi sorumluluğuna düşeni yapmasını istedik. Tüm bunlar kendi ihtiyaçlarımızın farkına varmamızı, iç dünyamızda olup biteni görmemizi sağladı. Gerçi bu süreç henüz bitmedi, ama sonlarına geldik. Satürn ve Mars’ın bazı hareketleri nedeniyle 2018’in Ocak ayında değişime direnmekten doğan bir gerilim sözkonusu. Bu gerilim neticede olumsuz anlamıyla patlamaya, olumlu anlamıyla dönüşüme yol açabilir. Satürn ayrıca Mayıs ayına kadar tutulma noktalarını tetikleyerek uzun süredir pusuda bekleyen bazı olayların gerçekleşmesini sağlayabilir. Bu noktalar bir de Temmuz ayında Mars tarafından tetiklenecek ve bu çatışmadan hareket doğacak. Özellikle Temmuz ortası yaşamımızdan bazı geçerliğini yitirmiş yapıları elemek, uzun süredir üstü örtülmüş konuları masaya yatırıp dönüştürmek için çok uygun. Koç, Terazi, Yay, İkizler, Aslan ve Kova burçlarından ayın 8-13’ü arasında doğanlar bu fırsatı değerlendirseler çok iyi olur. Mars Ağustos’ın başında da Boğa-Akrep burçlarının başlarında doğanları etkiliyor. Ancak 8 Nisan 2018’te Koç burcunda yaşanacak olan güneş tutulması hepimiz için ilişki, ortaklık, özdeğer ve para konularında yenilik anlamına geliyor.

Mars 2 Ekim-11 Aralık tarihlerinde Boğa burcunda geri gidecek. Bu yolculuk esnasında 9 Kasım 2018 ve 4 Mayıs 2018 tarihli Ay Tutulması noktalarından geçecek, ileri gitmeye başladığında da aynı noktayı Ocak 2018’da katedecek. Bu nokta bizim için ne yazık ki İstanbul’da düzenlenen terörist saldırıların simgesi oldu. Bu tür bir saldırı olmasa bile bunu bir çatışma olarak düşünebiliriz. Ülkesel düzeyde bu çatışma parlamentoda yaşanabilir. Ayrıca bazı dost ülkelerle veya ittifaklarda (NATO gibi) anlaşmazlık veya ülkenin geleceği yönelik plan ve projelerinde aksaklık olarak da deneyimlenebilir. Mars’ın geri gidişi isteklerimizin önüne engeller çıkması, istediğimiz gibi hareket edememek, sabırsızlık, sinirlilik, kavgalar, kazalar ve yangınlar anlamına gelebilir. En iyisi bu dönemde yeni bir şeylere başlamamak, hayatı biraz ağırdan alıp geçmiş hareketlerimiz üzerine düşünmektir. Boğa somut güvenlik yapılarını, parayı ve değer sistemlerini temsil ettiği için buralarda sorunlar yaşanabilir.

Merkür 2018 yılında üç kere, 21 Mart-13 Nisan (Koç burcu), 24 Temmuz-17 Ağustos (Aslan burcu) ve 15 Kasım-5 Aralık (Yay-Akrep burçları) tarihlerinde geri gidecek. Merkür’ün geri gitme zamanları yeniden düşünme, değerlendirme, veri toplama ve planlama zamanları. Bunu yapabilmemiz için dış dünyada iletişimde sorunlar yaşanıyor. Biz de içe dönmek zorunda kalıyoruz. Özellikle çok yoğun bir günlük tempoya sahip olanlar bu dönemlerde ihmal ettikleri işleri tamamlayabilirler.

2018 yılının Temmuz ayında Satürn Aslan burcuna girecek. Nihayet Yengeç ve Oğlak burçları rahat bir nefes alabilecekler. Gerçi tutulmaların etkisi altındalar, ancak Satürn’ün hareketi esnasında yaşamlarındaki sorunlarda kendi katkılarını fark etmiş olanlar somut çabalarla bu sorunlardan kurtulabilirler. Satürn “ne ekersen onu biçersin” diyen gezegen olduğu için kadersel temaların yanısıra bizim bu dünyada yaptıklarımızı yakından denetleyen gezegen olarak tanınıyor. Yani bir bakıma bize sunulan ömrü uygun biçimde yaşayıp yaşamadığımıza bakıyor. Şimdi Aslan burcuna geçince bizden artık yumurtadan çıkıp kendimizi göstermemizi, yaratıcılığımızı kullanmamızı talep edecek. Bunu yapmayı öğrenirken biraz güvensizlik ve yetersizlik duyguları yaşayabiliriz, ama bunları aşmak zorundayız. Satürn’ün bu hareketi Akrep, Boğa ve özellikle Aslan, Kova burçlarını iki yıl boyunca etkileyecek. Tabi önce burcun başında doğanlar, sonra sırasıyla diğerleri Satürn’ün özdisiplin ve sorumluluk isteyen enerjisini yoğun hissedecekler. Satürn yaşam enerjisini iyice kısıtlayarak sadece zorunlu olana odaklanmamızı sağlar. Dış dünyada kaçabileceğimiz, kendimizi oyalayabileceğimiz ve geçici olarak tatmin edebileceğimiz hiçbir şey bırakmaz.  Şimdi de güvenlik yapılarını, kontrol mekanizmalarını, önemsenme ve onaylama ihtiyaçlarını ve en önemlisi kibiri hayatımızda çıkartıp atacak. Başkalarının bizi kendimizi yansıtmayan gösteriler sonrasında alkışlaması kesilecek. Artık bütün gözler “bu mudur yani” diye bakacak, biz de gerçekten bu olup olmadığımızı düşünmek zorunda kalacağız. O kadar sıkışacağız ki, bu baskıdan ancak “lanet olsun, her şeyi denedim, kimselere beğendiremedim. En iyisi bundan sonra gerçekten istediklerimi yapayım bari. Nasılsa bir şey fark etmiyor” diyerek kurtulabileceğiz. Tabii özgüvenimiz geri gelecek ve aniden gerçek bizi gördükleri halde bizi seven insanlar belirecek çevremizde. Hiç şov yapmadığımız halde, öylece durduğumuz zaman bile bir çekim merkezi olacağız. En güzelide, bu güven bir daha asla geri gitmeyecek. Bu tavrı yaşamımızın yaratıcılık, aşk, çocuklar ve gençlerle ilişkiler alanlarında yaşayabiliriz. Şimdi yukarıdaki burçların yanısıra Koç ve Terazi burçları da adım adım, disiplinli çabalarla hedeflerine ulaşmaya başlamak zorundalar. Satürn zamanı çalışma zamanıdır. Hayatımızda bize uygun olmayan yapıları bırakma zamanıdır. Satürn’ün hareketi İkizler ve Yay’a da disiplin katıyor. Bu durum İkizler için çok olumlu, ancak eğer Yay kendisini yargılar ve kurallarla kısıtlamışsa şimdi bu katılıklardan kurtulması ve sağlıklı bir hoşgörü geliştirmesi veya tam aksine aşırı gevşemişse şimdi kendine çeki düzen vermesi gerekiyor.

2018’te Uranüs Balık’taki, Neptün Kova’daki, Pluto da Yay’daki yolculuğuna devam ediyor. Kadersel ve dünyasal temaları temsil eden bu gezegenler henüz dünyadaki gidişatı değiştirecek hareketlerine başlamadılar. Gerçi Amerika 2018’te biraz gerilecek, ancak bu gerilimin dünyaya yansıması zaman alabilir. Kova başka hareketler nedeniyle de aktif, Yay, İkizler, Başak ve özellikle Balık’ın ilk günlerinde doğanlar ise Uranüs’ün özgürlük, eşitlik ve kendine özgü yönlerini ifade etme çağrısının gerilimi ile boğuşuyorlar. Alışılmış düzene boyun eğmeden asıl düşündüklerini söylemeye başlarlarsa yaşamları güzel değişikliklere gebe. Yay ve İkizler ayrıca Koç ve özellikle Terazi ile birlikte şans getiren yıldız olarak tanınan Jüpiter’den olumlu açılar alıyorlar. Bu nedenle farklı ufuklara açılmak konusunda çeşitli fırsatlara sahipler. Ancak rehavete kapılıp bu fırsatları harcayabilirler.

Satürn ve Türkiye

Türkiye açısından 2018 yılına damgasını ağırlıklı olarak Avrupa Birliği konuları ve Yeni Türk lirasına geçiş vurdu. Kendi değerlerimizi diğer ülkelerin değerleriyle karşılaştırdık ve. Sanki daha güvenli olmaya, kim olduğumuzu ve kendimizi nasıl ifade edeceğimizi düşünmeye başladık. Tabii kendini ifade etmek her kim isen onu göstermek anlamına geldiği için bu sürecin önemli bir koşulu şeffaflaşmak oluyor. Gizli kapaklı bir şeyin kalmaması gerekiyor. Bunun işaretlerini Kasım 2018’teki mafya operasyonlarında ve mafya, devlet ve medya ilişkilerinde gördük. Benzer bir etkiyi 2018 yılının Ocak ve Mayıs-Haziran aylarında tekrar yaşayacağız. Bu hareketler aynı zamanda parasal konuların ön plana çıkmasının göstergesi olacak. Haziran sonunda kısıtlamaların ve kendine yeterliliğin gezegeni Satürn Türkiye’nin parasal alanına girecek. Bundan sonra spekülasyonlarda dikkatli olmak, biraz kemerleri kısmak, ekonomik anlamda daha kendine yeterli hale gelmek ve kendi kaynaklarına yönelmek gerekiyor. Satürn Türkiye’nin haritasında dış borçları ve ülkedeki yabancı yatırımları simgeliyor. Kısıtlamalar dış borçlardan ve kredilerden kaynaklanabileceği gibi, bunu uzun vadeli planlamalar nedeniyle gönüllü kısıtlılık olarak da düşünebiliriz. Özellikle 2018’in Ağustos ve Eylül aylarında daha fazla zorlanabiliriz. Bu dönemde Satürn Türkiye’nin Güneş’ini sıkıştırarak kimliğini ve kendisi için asıl önemli olanı ifade etmesini isteyecek. 2018’te yaratıcılığımızı her alanda cesaretle sergilemek durumundayız. Özellikle genç nüfusun sinema, gösteri sanatları ve spor konularında yaratıcılığını ortaya koyması gerekiyor.

2018’te diğer ülkelerle ilişkilerimiz, anlaşmalarımız, işbirlikleri ve uyum konuları bizi biraz zorlayacak. Ayrıca hükümet, yönetim, parti başkanları, ulusal prestij, diğer ülkelerin bizi nasıl gördüğü gibi konular kanalıyla bizim için önemli olanları saptayabileceğiz. Artık onay ve önemsenme peşinde olmadan, güvenle kendimizi ortaya koyup yaratıcılığımızı sergileyebiliriz.

Astrolog Ömer ÇETİN YAVUNCU

error: Content is protected !!