Home / Büyüler-sihirler / Şems’i Tebrizi Büyülü yol
Şems'i Tebrizi Büyülü yol
Şems'i Tebrizi Büyülü yol

Şems’i Tebrizi Büyülü yol

Şems'i Tebrizi Büyülü yol
Şems’i Tebrizi Büyülü yol

ŞEMS-İ TEBRİZİ

 

Şems-i Tebrizi’nin babası Melek Dadoğlu Ali’dir. Devlet şah Tezkiresi, Leyden Tb. S, 195’de Buzurk Ümit ailesinden, Alamut Valiliği’nde bulunan Nev-Müslüman adıyla tanınan Celaleddin Hasan’ın oğlu olduğunu yazar. Medyum Ömer hoca’nın da bahsettiği gibi Azeri Türklerinden olduğu tahmin edilmektedir. Bazı tezkirecilere göre aslen Horasanlıdır.

Şems-i Tebrizî, yaratılış itibarıyla sıra dışı bir karaktere sahiptir. Değerli meziyetlerle bezenmiş, üstün kabiliyetli, istidat sahibidir. Şems-i Tebrizî, dış görünüşü dikkate almayan, tepkileri önceden tahmin edilemeyen bir kişiydi. Zeki, düşüncelerini çekinmeden söyleyen ve çok bilgili olan Şems, Mevlana’ya rehberlik etmiş, onun ilahi aşk yolunu aydınlatmıştır.

Makalât ve Mesnevi arasında kuvvetli bir ilişki vardır. Mevlana, Mesnevi’de geçen birçok hikâye ve nükteleri Makalât ‘tan almıştır. Maskat’ı el yazmasından inceleyen Füruzanfer bu konuda şöyle der:

“…İnkârı kabil değildir ki, Mevlana’nın hayat tarihçesindeki en rumuzlu bölümünden birisi, Tebrizli Şems ile olan irtibatın, bağlılığın destanıdır.”

 

Büyülü dokunus kalpten geçer. Sevenin sevgisi ızdırap versin versinki benliğinde erisin sevilen.

ŞEMS E YOLCULUK KALBE YOLCULUKTUR.

ŞEMS-İ TEBRİZİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİ

 

Sen, gerçi Müslümansın; fakat bu kadarla yetinme, daha da Müslüman ol.

Kul, “Sen kimsin?” diye sorarlarsa “Ben Allah’ın kuluyum” der. Amma Sultan’a “Sen kimsin?” diye sormazlar.

Şikâyet edeceksen şikâyeti, kendi nefsine et. Medyum Ömer hoca’nın da bahsettiği gibi

İç âlemimizdeki kirliliğin bir zerresi bile, dıştaki kirden yüz bin kat daha kötü ve çirkindir. İçteki o kiri, hangi su temizler? Ancak birkaç damla gözyaşı. Ama her gözyaşı da değil ha! Belki bir şey görebilen gerçek bir gözün akıttığı saf ve temiz gözyaşı.

Bana burhan ve delil göster diyorsun; benden bir burhan ve delil istiyorlar. Burhandan Hakk’ı arıyorlar amma Hakk’dan burhan istemiyorlar.

Birisi bana, “İblis (Şeytan) kimdir? Diye sordu. “Şensin” dedim. Çünkü şu anda İdris’e batmamış, onda fani olmamışsın? Sende eğer İdris’ten bir eser varsa, iblis ile ne gibi bir ilişkin ve korkun olabilir? Sen, “Cebrail kimdir?” deseydin, “Şensin” derdim.

İlimsiz bir beden, susuz bir şehir.

İlim üç şeyden ibarettir: Zikreden dil, şükreden gönül, sabreden beden.

İlimden fayda, işten afiyet, sözden nasihat gerek

Tevazudan daha bir şey göremedim.

Ne mutlu o kimseye ki, gözü uyur da gönlü uyumaz! Gönlü uyuduğu halde gözü uyanık olanın vay haline.

  • Hikmet sahibi olan kişi, kendine karşı olana kızmaz, eziyet edene kin tutmaz.
  • Mevla’yı istiyorsan, O’na yönel ki bulasın.

İbadet ile şefaat istersen iyiliğe niyet eyle.

Tamahkâr yücelmez, kanaat eden alçalmaz. Hür olan kişi tamahla esir ve köle olur. Köle, kanaat ve sabırla hür olur.

Her şeyin en büyüğü iki şeydir: İlim ve hoşgörü.

Arif olan kişinin belirtisi, Medyum Ömer hoca’nın da bahsettiği gibi Dost (Allah)’u aramaktan geri kalmamak ve O’nun dostluğuna doymamaktır.

Dini iki şeyle korursunuz; cömertliğinizle ve güzel ahlakınızla.

Ariflerin alameti üçtür: Gönlün fikriyle, beden hizmetiyle, gözün gerçekleri görmekle

Meşgul bulunmasıdır.

  • Sıkıntılara sabreden, kolaylığa ve huzura kavuşur, (Ürkmez,2008)

 

MESNEVİ’NİN ÖZÜ İLK ON SEKİZ BEYİT

 

Dinle bu ney her an şikâyet etmede

Ayrılıklardan hep hikayet etmede

Beni kamışlıktan kestiklerinden beri

Feryadımı duyan herkes ağladı

İsterim ben derdimi dökmek için

Ayrılıktan parça parça olmuş bir yürek

Eğer aslından ayrı kalırsa can

Kavuşma anını bekler her an

Ağladım durdum ben her mecliste

Gördüğüm herkese dostum dedim

Herkes bana zannımca dost oldu ama

Hiç kimse anlayamadı sırrımı

Sırrım feryadımda gizlidir ama

Lâkin gözlerde ışık yok duymaz kulak

Beden ruhtan, ruh bedenden bir şey saklamaz

Ancak kimsenin ruhu görmesine izin yok

Hava değil ateştir bu ney sesi

Bu ateş kimde yoksa yok olsun böylesi

Ney’e dökülen aşk ateşidir

Aşkın cezbesi karışmıştır meye

Ney dosttan ayrılanların arkadaşıdır

Yırtıldı perdesinden karanlık perdemiz

Ney gibi hem zehir hem panzehir görülmedi

Kim gördü ney gibi dost ve istekli

Ney ızdıraplı yolu anlatıyor

Mecnun’un aşk hikâyesini anlatıyor

Bu akim sırrı akıl ile bilinmez

Dilin müşterisi ancak kulaktır

Kederimizden gün vakitsiz doldu

Günler yanlışlara arkadaş oldu

Günler geçerse geçsin korku yok

Ey temiz insan sen kal yeter

Her şey kanar, balık kanmaz suya

Rızk tamam olmazsa gün uzar

Anlamaz olgun adamdan ham adam

Öyleyse sözü kesmeli vesselam

 

 

hakkında admin

incele

Şems’e derin bir küçük kulaç daha Büyü kalpte renklensin

ŞEMS-İ TEBRİZİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİ   Sen, gerçi Müslümansın; fakat bu kadarla yetinme, daha da Müslüman …

Bir Cevap Yazın